Dünya yüzeyinde bulunan en inanılmaz yapay eserlerden biri olan; Nazca Çizgileri, Peru’nun güney kıyılarındaki Nazca Çölü ve And Dağları’nın yamaçlarında var olan çizimler, araştırmacıların zihninde cevaplanmayı bekleyen pek çok soruyu ortaya çıkarmış durumdadır.

Nazca çizgileri ilk defa Güney Amerika’nın, İspanyollar tarafından keşfedilmesi ile fark edilmiştir ve gezginlerin de aktarımı ile asırlar boyunca dilden dile dolaşarak efsaneleşti. Çizgilere dair ilk somut kanıt, 1939’da Amerikalı arkeolog Paul Kosok, Nazca Çölü üzerinde uçuş yaptığı sırada çizimlerin fotoğrafını çekti. Bu olaydan sonra, çeşitli bilimsel araştırmalar yürütülmeye başlandı. Çizgiler ile ilgili ilk ortaya çıkmış teori ise,” Nazca çizgileri çölün üst tabakasındaki koyu renkli kumun kazınıp alt tabakadaki açık renkli kumun ortaya çıkarılmasıyla oluşturulmuştu.” şeklinde,  Alman matematikçi Maria  tarafından ileri sürülmüştü. Çizimler; Güneş, Ay ve bazı yıldızların konumlarını belirlemede yardımcı olduğu için Nazca halkı tarafından ekim, sulama, hasat gibi tarımsal faaliyetlerinde bir tür gök takvimine benzetilerek, kullanılmaktaydı.

Rieche’nin araştırmalarından yaklaşık 10 yıl sonra , 1950 yıllarında, Columbia Üniversitesi’nden Amerikalı arkeolog William Duncan Strong; çizgileri üretenlerin yaptıkları şehir olduklarını düşündükleri Cahuachi şehrini kazmaya başladılar. Bu kazılarda kerpiçten büyük bir piramit, birkaç büyük tapınak, geniş meydanlar, platformlar ve merdivenler ile koridorları birbirine bağlayan karmaşık bir şehir planını ortaya çıkarmışlardır.

Hemen ardından 1983 yılında İtalyan arkeolog Giuseppe Orefici, Cahuachi’de; kazılarda oldukça büyük bir mezarlıkla(nekropolle) karşılaştı. Mezarda bulunan yaklaşık 30 bin kadar insan vardı ve hatta bazıları da mumyalanmıştı. Burada bulunan bazı eşyaların üzerindeki motifler Nazca çizgilerini çağrıştırmaktaydı. Bulguların üzerine bir de cenaze elbisesi olduğu düşünülen, bir elbise ile karşılaşıldı.

Yapılmış olan karbon-14 testleri ile mezar buluntularını MÖ 5. yüzyılla MS 6. yüzyıl arasındaki 1000 yıllık döneme tarihlendirdi.

Son yıllarda uzaktan gözlemleme yöntemi ile yapılmakta olan araştırmaların ışığında; yer çizimi sayılarının 1500’den fazla olduğu, yaklaşık 4000 kilometrekarelik bir alanı kapsadığını, bu çizimlerin içinde de  spiral, yamuk, ok, zikzak şeklinde anlamı bilinmeyen geometrik figürler bulunduğunu ve bu duruma ve ek olarak; kuş, balık, jaguar, maymun gibi hayvan motifleri; ağaç, çiçek gibi bitki motifleri; insan figürleri ve hayal ürünleri olduğu düşünülen birtakım yaratık çizimlerini de içine almaktadır.

Yer çizimlerinin  nasıl yapıldığı hakkında bilgi sahibi olamasak da bilim insanları yuvarlak ve spiral karakterli desenlerin çizimini taklit için bazı düzenekler hazırlayıp deneyler yapmaktadırlar.

Nazcalar bu çizimleri neden yaptı? sorusunu hala aydınlatamasak da bilim insanları şekilleri yorumlayarak, cevaplamaya ve farklı görüşler ileri sürmeye çalışıyorlar. Hayvan şekli olan desenlerden yola çıkarsak, çizimlerin dini sembolizm kaynaklı olduğunu düşünenler de vardır. Tam aksine bazı araştırmacılar ise; geometrik çizgilerin akarsuların akış yönlerini ya da sulama şemalarını gösterdiğini varsayımında bulunmaktadırlar. Diğer grup uzmanlar şu şekilde düşünse de, bu geometrik çizgilerin yağmur duası ritüelleri ile ilgili olabileceği. Bazıları da örümceklerin, kuşların ve bitkilerin bereketi sembolize ettiğini düşünmektedir.

Nazca çizgileri, günümüzden yaklaşık 2 bin yıl öncesine ulaşan bilim, teknik, kültür, sanat ve inanç dünyalarına çok önemli  kapılar aralamıştır.