Pediatri Uzmanı Dr. Can Özoğlu, pandemi sürecinde çocuklardaki endişe ve kaygı problemleri ile yeme ve uyku sorunlarının yaşandığını söyleyerek, migren şikayetlerinin %50 arttığını dile getirdi.

İzmir Kent Bayraklı Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Can Özoğlu, şu ifadelerle konuşmasına devam etti: “Pandemi döneminde anne ve babalar da endişeli. Herkesin iş düzeni değişti. Çocuklar okula gitmiyor, yeni bir hayat düzenine geçtik. Bu değişiklikler tabi ki çocukları da etkiliyor. Normal yaşantılarının yanı sıra belirsizlikler onları endişelendirebiliyor. Bu endişeler nedeniyle çocukların aileleriyle, arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle ilişkileri sekteye uğradı. Bu değişiklikler çocukları endişeye sevk ettiğinden çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de çocuklarda pek akla gelmeyen bir hastalık olan migren. Daha çok yetişkin hastalığı olarak biliniyor. Fakat çocuklarda da çok küçük yaşlardan itibaren migreni görebiliyoruz.”

Özoğlu migrenin tetikleyicilerini,

“Pandemi döneminde artan fast food yeme tarzında yer alan işlenmiş gıdalar, salam ve sosis gibi sodyum glutamat içeriği olan hazır gıdalar, migreni tetikleyebilen faktörlerden. Bunun yanında uyku bozuklukları var. Hem ailelerin hem çocukların bu yeni dönemde uyku düzeni değişti. Sadece az uyumak değil, çok uyumak da migreni tetikleyebilir. Uyku saatinin değişikliği de migreni tetikleyen faktörlerdendir. Ayrıca pandemi döneminde maalesef çocuklarımız eskisi gibi sokağa da çıkamıyor. Okula gidip, beden derslerine giremiyorlar. Bu spor yapamamalarına neden oluyor. Çocuklarda obezite artışı görüyoruz. Biz biliyoruz ki insülin direnci yüksek olan kişilerde migren daha çok görülmekte. Migrenin kronikleşme riski artmakta. Endişe, kaygı, yeme alışkanlığı değişikliği ve uyku bozukluğu derken, biz migren şikayetlerini polikliniklerimizde daha fazla görmekteyiz.”

sözleriyle ifade etti.

Özoğlu, anne babalara olan çağrısını da şu sözlerle dile getirdi: “Belirsizlikleri azaltmamız gerekiyor. Pandemi döneminde çocuklarımız çok fazla hastalık ve ölüm gibi çok kötü haberleri öğreniyorlar. Bu dönemde ebeveynler pandemi sürecini merak ettiklerinden çok fazla medyaya ilgi gösteriyor. Bu çok doğal bir şey. Ama bunu yaparken çocuklarımızı, bu haberlerden uzak tutmamız gerekiyor. Bunun yanında küçük çocuklar, bu süreci yeterince tanımlayamıyor. Eğer çocukların soruları varsa, onlara da açıklık getirmeliyiz. Uygun bir dille onların endişelerini azaltmamız gerekiyor. Eğer biz bunu yapmazsak çocuk, kendi soyut endişelerini buna katıyor. Olduğundan daha tehlikeli bir boyut kazanabiliyor endişeleri.” ifadeleri ile de konuşmasına son verdi.