Manisa ilinin Şehzadeler ilçesinde, 22 yaşındaki kız arkadaşı Gülnur Kocabaş’ı, pompalı tüfekle öldürme iddiasıyla tutuklanan 27 yaşındaki Yusuf Akbulut’un yargılanma süreci başlatıldı. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen Akbulut, Kocabaş’ın kendisine hayatında başka biri olduğunu söylediğini belirtti ve ekledi: “Öldürmeye niyetim yoktu. Başına doğru gittiğimde, tüfek iki el daha ateş aldı. Pişmanım.”

Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki elektronik malzeme üretilen fabrikada çalışan Gülnur Kocabaş, geçen yıl 28 Mayıs sabahı saat 06.00 sıralarında işe gitmek için Alaybey Mahallesi’ndeki evinden çıkarak, 813 Sokak’a geldiğinde, arkasından erkek arkadaşı Yusuf Akbulut seslendi. Sesin geldiği yöne dönen Kocabaş, Akbulut’un pompalı tüfekli saldırısına maruz kaldı. Akbulut’un peş peşe 2 el ateşlediği tüfekten çıkan saçmalar, genç kadının göğsüne isabet ettikten sonra yere yığılan Kocabaş’ı görenler, sağlık ekiplerine haber verdiler. Sağlık görevlileri, Gülnur Kocabaş’ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Akbulut, olayın ardından suç aleti tüfekle birlikte teslim oldu. Tutuklanan Akbulut hakkında ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan Manisa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Davanın bugün görülen ilk duruşmasına, öldürülen Gülnur Kocabaş’ın annesi Keder Kocabaş, babası Eyüp Kocabaş ve ablası Neşe Kocabaş ile avukatları da katıldı. Akbulut ise Manisa T Tipi Cezaevi’nden SEGBİS ile katıldı. Akbulut ifadesinde, Gülnur Kocabaş ile aynı iş yerinde çalıştıklarını belirtti ve sözlerine şu şekilde devam etti: “Gülnur’un ailesi, iki yıldır ilişkimizi biliyordu. Kendisiyle sözlüydük. Aramızda sözlendik. Evlenme teklifi dahi yapmıştım. Gülnur’un Kütahya’da bulunan kardeşi rahatsızlandı, hasta ziyaretine evlerine gittim. Erkek kardeşinin sünnetine de gittim. Zaman zaman kavgalarınız oldu. Ancak Gülnur’la hiç ayrılmadık. Olaydan bir ay öncesinde Gülnur’un söz yüzüğünü takmadığını fark ettim, sorduğumda ise bahane uydurdu. İş yerinde mola saatlerinde her zaman beraber oturur, çay içerdik. Yanıma da gelmemeye başladı. Telefonla başkasıyla konuştuğunu gördüm. Başkasıyla ilişkisi olduğunu düşündüm. Kendisiyle telefonda tartıştık. Hayatında birinin olduğunu söyledi. Bu olayı babasına mesaj olarak ilettim. Sonra ayrıldık. Kendisi geldi gönlümü almaya çalıştı. Olaydan 2 gün önce hata yaptığını ve boşluğa düştüğünü söyledi. Kendisini sevdiğim için kabul ettim. İlişkimiz normal seyrine döndü. Olay gecesi konuştuk, saat 01.00 civarı bana hakaretler etmeye başladı. Sabah kendisini alıp, işe götürmek için mesaj attım. Evinin önüne gittim. Beni görünce hakaret etmeye başladı. Araçta tüfek vardı. Korkutma amacıyla sıktım, koluna geldi. Dengemi kaybettim, çok korktum. Öldürme niyetim yoktu, olay bir anda gelişti. Ona bir şey olacak diye başına doğru gittim, tüfek iki el daha ateş aldı. Pişmanım.”

Duruşma, aralarında ablası  Neşe Kocabaş’ın da bulunduğu tanıkların dinlenmesi sebebi ile ertelendi.

Adliye önünde açıklama yapan abla Neşe Kocabaş, kardeşi için adalet istediğini açıkladı ve ekledi: “Kardeşimi öldüren o kişi iftira ve yalanlarla kendini aklayıp çıkmasın, idamla yargılansın. Ağırlaştırıp, müebbet hapis cezası verilsin. Ne olursa olsun ama gün yüzü görmesin. Dışarı çıkmasın.”

Baba Eyüp kocabaş ise gözyaşları içinde, “Kızıma bunu yapanın en ağır şekilde, müebbet hapisle cezalandırılmasını istiyorum. 5- 10 yıl sonra indirimlerle, af ile dışarı salınsın istemiyorum. Karşısında kendisini savunacak kimse yok. Kızım toprağın altında ama o şimdi iftira atarak indirim için her şeyi söyleyebiliyor. Biz, delillerin en ince ayrıntısına kadar toplanıp, sanığa en ağır cezanın verilmesini istiyoruz.”

Anne Keder Kocabaş, şu sözleri kullandı: “Kızımı öldüren kişiye idamsa idam, müebbetse müebbet, ne gerekiyorsa o cezanın verilmesini istiyorum.”