Rasyonel Global Yönetim Kurulu Başkanı Murat Erat, koranavirüste dijital dönüşümün hızlandığını belirtti ve ekledi: ‘’ Salgında insanlar, ilk kez teknolojiyi sadece yaşamlarını sürdürebilmek için kullanmaya başladı ve ona ilk kez bu denli ihtiyaç duyarak entegre oldu. O yüzden teknoloji çağı asıl şimdi başlıyor.’’

Erat, 2019 yılından beri hız kazandığı görülen dijitalleşmeye dönüşümünün Kovid-19 etkisiyle de günlük hayattan, eğitimden, profesyonel hayata kadar farklı farklı alanlarda varlığını hissettirdiğini vurguladı. 2021 senesinin teknolojiye odaklı bir yıl olacağını da ekledi ve gelecek yılın trendlerini de açıkladı.

Salgın süresince insanların ilk defa yaşamlarını sürdürebilmeleri için teknolojiyi kullandıklarını açıklayan Erat, daha sonra şu sözleri de ekledi: ’’Ona ilk kez bu denli ihtiyaç duyarak entegre oldular. Bu noktada yazılım ve teknoloji firmalarına olan ihtiyacın da artmaya devam edeceğini göreceğiz. Bizler de bu alanda Axell Studio ve Badigart virüs koruması programına yaptığımız yatırımlarla ülkemizin dijital dönüşüm yolculuğuna katkı sağlayacak oyuncuları güçlendirmeyi amaçlıyoruz. 2021’i ise dönüşüm zamanının habercisi olarak değerlendirebiliriz. Bir diğer deyişle, teknoloji çağı asıl şimdi başlıyor.’’ ve bu sözlere de her teknoloji akıllı olmak zorunda diyerek konuşmasına devam etti: ‘’2020 yılı jenerasyon, gelir, demografi fark etmeksizin, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insanı dijital dünyaya entegre etmeyi başardı. Online alışveriş büyük bir ivme kazandı. Uzaktan çalışma yaygınlaştı; toplantılar, eğitimler, sergiler sanal ortamlara taşındı ve dolayısıyla çevrimiçi dijital içerik tüketimi arttı. Böylece dijital hizmetler benimsenmeye ve hayatlara her zamankinden daha fazla ortak olmaya başladı. Etki alanı giderek daha da genişleyecek olan dijitalleşme, 2021’de işletmeler için eksiksiz, basitleştirilmiş, optimize edilmiş iş süreçlerini ve akıllı çözümleri hiç olmadığı kadar önemli hale getirecek.’’

Drone’ların artık hayati ihtiyaçları sağlamak için kullanılacağını belirtti ve ekledi: ‘’Görme algoritmaları sayesinde bulaş riskinin arttığı yerleri belirlemek ve halka açık alanlardaki insan trafiğini izlemek için de sahalarda olacaklar. Sosyal mesafe ve hijyen kurallarının hayati önem taşımaya devam edeceği 2021 yılında, temizlik ve güvenlik gibi alanlarda robotların hizmet vermeye başladığını göreceğiz. Bugüne kadar bir ekran aracılığıyla dahil olduğumuz sanal ortamlar, bedenen içerisinde bulunduğumuz alanlara ve dokunabildiğimiz sanal objelere dönüşecek. Gözlük, bileklik, kumanda gibi giyilebilir artırılmış gerçeklik teknolojileri ile eğitimden sanat ve spor faaliyetlerine pek çok alandaki dijital deneyimler gerçeğe en yakın haliyle, insanlar nerede ise oraya taşınacak. Özellikle mobil oyunlar ile insanlar yaşamın gündelik rutinlerini sanal dünyada da görmeye başlayacak. Yatırımlarım arasında olan Axell Studio’nun ise yazdığı mobil oyunlar ile Türkiye’yi dünya oyun sektöründe önemli bir konuma taşımasını bekliyoruz.’’

Şu şekilde de konuşmasına devam etti: ‘’Akıllı cihazların birbiriyle iletişime geçmesini kapsayan nesnelerin interneti yani IoT, özellikle sağlık gerekçeleriyle daha çok kullanılmaya başlanacak. Hava kalitesi ölçümünden sosyal mesafe ve temas uyarı sistemlerine kadar pek çok alanda karşımıza çıkacak IoT cihazları, 2021 yılında girdiğimiz her kapalı alanda bizleri karşılayabilecek.’’

Internet of Behaviors (IoB): davranışları değiştirebilmek için davranışların interneti ile elde edilen verilerin kullanılacağını söyledi ve ekledi: ‘’Dijital ve fiziksel dünyadaki verileri toplayarak anlamlandıran bu teknoloji ile örneğin, ticari araçlarda ani frenlemeden agresif dönüşlere kadar pek çok sürüş davranışları izlenebilecek. Şirketler daha sonra bu verileri sürücü performansını, yönlendirmeyi ve güvenliği iyileştirmek için kullanabilecek.’’

İşletmelerin çalışma ve gelir elde etme şekillerini dönüştürmede merkezin yapay zeka olduğunu belirten Erat, ‘’Yani satış, pazarlama, finansman ve perde arkası İK işleri gibi görevleri yerine getirecek. Yapay zekanın kurumsal veri kitaplığından gelen iç görüleri hızlı ve etkili bir şekilde sentezlediği ve sunduğu kanıtlandığından, işletmeler makine öğrenimi algoritmalarını da süreçlere dahil edecek. Böylece yapay zeka, rekabet gücünün artırılmasında bir numaralı etken haline gelecek.’’ İfadelerini kullandı ve konuşmasına şu şekilde devam etti:

‘’Dünyadaki dijital devrim baş döndürücü bir hızla ilerlerken, elbette en önemli konuların başında dijital dünyadaki bu bilgilerin güvenliği ve saklanması geliyor. Dünyada antivirüs ve siber güvenlik yazılımı alanında öne çıkan 16 ülke bulunurken Türkiye’de birçok denemeleri olmasına rağmen, markalaşmış ve kullanım alanı geniş bir dijital güvenlik yazılımı olmaması nedeniyle Türkiye’nin diğer ülkeler tarafından üretilen yazılımları kullandığı görülüyor. Bu bağlamda geliştirdiğim bireysel yatırımlarımdan biri olan Badigart Antivirüs ve Siber Güvenlik Yazılımı ile Türkiye’nin de yerli dijital güvenlik yazılımı geliştiren ülkeler ligine girdiğini göreceğiz.’’ Sözlerini kullanarak konuşmasına son verdi.