İnsanların bundan binlerce yıl öncesinde de biranın tadını çıkardığını arkeolojik kazılar sonucunda bulunan eser ve kalıntılarla ortaya konmuştur. Farklı dillerde “bibere”, “bier” olarak bilinen Bira, dünya genelinde içmek anlamına gelmektedir.

Dünyada ilk bira Çinliler tarafından MÖ 7.000 bin yılında üretildi. Fakat günümüzde İran’da bulunan Godin Tepe yerleşiminden çıkan kalıntılar bira üretiminin bölgede tarımın ilk geliştiği MÖ 10.000’li yıllara kadar dayandığı göstermiştir. Bu kalıntılardan yola çıkarak bazı bilim insanları biranın ekmek yapımında kullanılan ve fermente edilmiş tahıllar ile kazara keşfedildiğini öne sürerken bazıları ise ekmek gibi temel gıda olarak görüldüğünü ve özellikle sarhoş edici olarak kasıtlı geliştirildiğini öne sürmektedir.

Bira ilk olarak eski Mezopotamya’da içildi.

Eski Mezopotamya ya ait birçok resim, şiir ve mit insanların biranın içindeki tahıl parçalarını filtrelenmek için pipetle tükettiğini tasvir eder. Pipetin özellikle Babiller veya Sümerler tarafından bira içmek için üretildiği var sayılır. Bu dönemlerde biranın kıvamı günümüz yulaf lapasına benzemekteydi.

Bu şiir, resim ve mitleri örnekleyecek olursak, Eski Mezopotamya’dan günümüze kadar ulaşan tarihin en eski edebi eserlerinden biri olan Gılgamış Destanı’n ilerleyen kısımlarında barmen Siduri, Gılgamış’a hayatın anlamı arayışından vazgeçmesini ve bira da dahil olmak üzere hayatın getirilerinin tadını çıkarmasını öğütlemektedir.

Sümerler, birayı mutluluk ve refaha katkı için tanrılardan bir hediye olarak görmüşlerdir. İlk fermente edildiği dönemlerde kadınlar, yemeklerini hazırlarken düzenli olarak evde biralarını kendilerini yapıyorlardı. İlerleyen dönemlerde ise bira tüketimi artıkça, biranın üretimi ticarileşmiştir. Ur şehrinde çıkarılan MÖ 2050 yılına  ait “Alulu” bira fişi, bira üretiminin ticarileştiğinin kanıtıdır.

Babiller zamanında  ise Mezopotamya’da bira tüketimi hem iyice artmış hem de ticareti çok yaygınlaşmıştı. Hatta Hammurabi Kanunlarının 108. ve 110. Maddeleri bira ticaretine bağlı olarak çıkarılmıştır.

 Antik Mısır’da Bira

Antik Mısır’da insanlar bira yapımının tanrı Osiris tarafından kendilerine öğretildiğine inanıyorlardı. Aynı eski Mezopotamya’da olduğu gibi ilk olarak birayı, kadınlar evde kendileri üretiyordu. Daha sonra ise tüketimi artıkça üretime erkekler de dahil oldu.

 

Antik Yunan ve Roma’dan Kuzey Avrupa’ya Biranın Gelişimi

Tahılları mayalandırıp bira üretmek Mısırlılardan, Yunanlılara gitmiştir. Yunanlılar, Romalıların etkisi altında kalıp iyi bir şarabı biraya tercih etmişlerdir. Bu iki medeniyette de bira alt sınıf barbar içkisi olarak görülüyordu.

Günümüzde Trier olarak bilinen Almanya’ya bağlı eski Treveris’de bira fabrikası izlerine rastlanmıştır. MÖ 800’lü yıllarda Almanlar, Bavyera’da bulunan bir köyde yapılan kazılar sonucunda bira içmek için kullanılan sürahiler çıkarılmıştır. Bu dönemlerden Hristiyanlık dönemine kadar olan süreçte kadınlar, evde günlük yemeklerinin yanına bira üretimi yapıyorlardı. Ancak zamanla bira üretimi, Hristiyan rahipler tarafından devralındı ve Manastır yaşamının önemli bir parçası haline geldi. 1349 yılında kurulan bir manastır olan Kulmbacher Mönchshof Kloster, bugün hala dünyaca ünlü olan ve siyah bira olarak bilinen Schwarzbier’ları üretmektedir. 1516 yılında Bavyera’da kabul edilen Alman Saflık Yasası, bira üretiminde kullanılan maddeleri sınırlama getirerek biranın gelişimine destek olmuştur. (sadece su, arpa, şerbetçi otu ve daha sonra eklenen maya)

Almanya’dan İngiltere’ye hangi ülkenin birayı ilk mayaladığı tartışılsa da bira mayalanması, ilk önce Sümer devamında Babil ile aynı temel ilkeleri izleyerek yayıldı. Hammurabi Kanunlarınca Babiller, bugünkü Alman Saflık Yasası ile sağlanan kalite standardı binlerce yıl önce sağlamıştır.